“radar” in Turkish
Definition
Uçak, gemi, fırtına veya araba gibi nesneleri tespit ve takip etmek için radyo dalgalarını kullanan bir sistemdir. Ayrıca, önemli olabilecek bir şeyi farkında olmak anlamında da kullanılabilir.
Usage Notes (Turkish)
Teknik olarak genellikle sayılamayan isim olarak kullanılır: 'Radar, fırtınayı tespit etti.' Günlük dilde 'on my radar' veya 'under the radar' gibi kalıplarda sıkça geçer. Sadece ekran veya cihaz değil, tüm tespit sistemini ifade eder.
Examples
The airport radar tracks every plane in the area.
Havalimanının **radar**ı bölgedeki tüm uçakları takip eder.
The storm showed up on the weather radar this morning.
Fırtına bu sabah hava durumu **radar**ında görüldü.
That startup wasn't even on my radar a year ago, and now everyone is talking about it.
O girişim bir yıl önce benim **radar**ımda bile değildi, şimdi ise herkes ondan bahsediyor.
We kept the project under the radar until we were ready to launch.
Projeyi hazır olana kadar **radar**ın altında tuttuk.
If anything unusual hits the radar, call me right away.
Eğer **radar**da olağan dışı bir şey olursa, hemen beni ara.
Police used radar to measure the car's speed.
Polis, arabanın hızını ölçmek için **radar** kullandı.