psychotic” in Turkish

psikotik

Definition

Gerçeklikle bağını kaybetmeye neden olan ciddi bir ruhsal bozuklukla (psikoz) ilişkili durumu veya semptomları ifade eder. Genellikle tıbbi ya da psikolojik bağlamlarda kullanılır.

Usage Notes (Turkish)

Tıbbi ve psikolojik alanlarda kullanılan bir terimdir; sıradan davranışlar için kullanmak yanlış ve kırıcı olabilir. 'psychotic episode', 'psychotic symptoms', 'psychotic disorder' gibi ifadelerde görülür.

Examples

The doctor said the patient was having psychotic symptoms.

Doktor hastanın **psikotik** semptomları olduğunu söyledi.

She was taken to the hospital during a psychotic episode.

Bir **psikotik** atak sırasında hastaneye götürüldü.

The report described his behavior as psychotic.

Rapor, davranışını **psikotik** olarak tanımladı.

He wasn't being rude on purpose — he was in a psychotic state and needed help.

O bunu kasıtlı olarak kaba davranmadı — **psikotik** bir durumdaydı ve yardıma ihtiyacı vardı.

The article explains how stress can make psychotic symptoms worse in some people.

Makale, stresin bazı insanlarda **psikotik** semptomları nasıl kötüleştirebileceğini açıklıyor.

Please don't call him psychotic just because he acted strangely once.

Sadece bir kez garip davrandı diye lütfen ona **psikotik** demeyin.