“privileged” in Turkish
Definition
Diğer insanlarda olmayan özel haklara, avantajlara veya ayrıcalıklara sahip olan kişi. Genellikle yüksek sosyal statü, daha fazla imkan veya kaynak anlamında kullanılır.
Usage Notes (Turkish)
Hem resmi hem de günlük konuşmada kullanılır. 'Privileged background' ayrcalıklı aileden gelmek anlamındadır. 'I feel privileged' ifadesi, 'onur duymak' anlamında da kullanılır. 'private' veya 'prejudiced' ile karıştırmayın.
Examples
She comes from a privileged family.
O, **ayrıcalıklı** bir aileden geliyor.
Not everyone is as privileged as you are.
Herkes senin kadar **ayrıcalıklı** değil.
I feel privileged to have this opportunity.
Bu fırsata sahip olduğum için kendimi **ayrıcalıklı** hissediyorum.
He grew up in a privileged environment and never had to worry about money.
O, **ayrıcalıklı** bir ortamda büyüdü ve parayı hiç dert etmedi.
Sometimes people forget how privileged they are compared to others.
Bazen insanlar başkalarına göre ne kadar **ayrıcalıklı** olduklarını unutuyor.
If you have access to good education and healthcare, you are incredibly privileged.
İyi bir eğitim ve sağlık hizmetine erişiminiz varsa, gerçekten **ayrıcalıklısınız**.