“powerless” in Turkish
Definition
Bir durumu kontrol edememek veya değiştiremeyecek şekilde kendini güçsüz ve etkisiz hissetmek.
Usage Notes (Turkish)
Genellikle duygusal veya çaresiz hissetmeyi ifade eder; 'feel powerless' (güçsüz hissetmek), 'be powerless to' gibi kalıplarla kullanılır. Elektrik kesintisiyle ilgili değildir.
Examples
The people were powerless against the flood.
Halk sel karşısında **çaresiz** kaldı.
He is powerless without his team.
O, takımı olmadan **güçsüz**dür.
Sometimes I just feel completely powerless at work.
Bazen işte kendimi tamamen **çaresiz** hissediyorum.
She was powerless to stop the decision from being made.
Kararın alınmasını engellemekte **güçsüz** kaldı.
When things go wrong, it's easy to feel powerless and frustrated.
Bir şeyler ters gittiğinde **çaresiz** ve kızgın hissetmek kolaydır.
I felt powerless to help my friend.
Arkadaşıma yardım etmekte kendimi **güçsüz** hissettim.