pounce” in Turkish

atılmaksaldırmak

Definition

Bir şeyi ya da birini yakalamak veya saldırmak amacıyla ani ve hızlı şekilde üzerine atlamak. Genellikle hayvanlar için kullanılır ama mecaz anlamda da yer alır.

Usage Notes (Turkish)

'pounce on', bir fırsatı veya hatayı hemen yakalamak/anında değerlendirmek anlamına gelir. Genelde nötrdür ama bağlama göre daha saldırgan da olabilir.

Examples

The cat waited quietly and then pounced on the mouse.

Kedi sessizce bekledi ve sonra fareye **atıldı**.

Some birds pounce from the air to catch insects.

Bazı kuşlar, böcekleri yakalamak için havadan **atılır**.

Don’t pounce on your food, eat slowly.

Yemeğine **atılma**, yavaşça ye.

Reporters were quick to pounce on the politician’s mistake.

Gazeteciler politikacının hatasına hemen **atıldı**.

Kids love to pounce on piles of autumn leaves.

Çocuklar sonbahar yaprak yığınlarına **atılmayı** çok sever.

If you see a good deal online, you should pounce before it’s gone.

İnternette iyi bir fırsat gördüysen gitmeden önce hemen **atılmalısın**.