“positioning” in Turkish
Definition
Bir şeyi veya birini belirli bir yere yerleştirme ya da özellikle iş dünyasında bir marka veya ürünün algılanış şeklini belirleme.
Usage Notes (Turkish)
'Marka konumlandırma', 'stratejik konumlandırma' gibi deyimlerle iş hayatında yaygındır. Fiziksel yerleştirme veya algı oluşturma anlamında da geçer.
Examples
Good positioning is important in football to score goals.
Futbolda iyi bir **konumlandırma** gol atmak için önemlidir.
The company focused on the positioning of its new product.
Şirket, yeni ürününün **konumlandırmasına** odaklandı.
The positioning of chairs in the room made it look bigger.
Odada sandalyelerin **yerleştirilmesi** odayı daha büyük gösterdi.
Their brand positioning helps them stand out in a crowded market.
Markalarının **konumlandırması**, kalabalık bir pazarda onları öne çıkarıyor.
She gave advice on the positioning of the artwork for the best lighting.
Sanat eserinin en iyi ışığı alması için **yerleştirilmesi** hakkında tavsiye verdi.
We need to rethink our positioning if we want more customers.
Daha fazla müşteri istiyorsak, **konumlandırmamızı** yeniden düşünmemiz lazım.