“ploy” in Turkish
Definition
Avantaj sağlamak veya isteğine ulaşmak için kullanılan kurnazca plan veya hile.
Usage Notes (Turkish)
Genellikle küçük, akıllıca ve bazen gizli hareketler için kullanılır. 'marketing ploy' gibi ifadelerde geçer. Büyük ve açık stratejiler için kullanılmaz.
Examples
He used a ploy to get a higher salary.
Daha yüksek maaş almak için bir **hile** kullandı.
That was just a marketing ploy to sell more products.
O sadece daha fazla ürün satmak için bir pazarlama **hile**siydi.
Her apology seemed like a ploy to avoid punishment.
Onun özrü, cezadan kaçınmak için zekice bir **hile** gibiydi.
I knew his friendly attitude was just a ploy to borrow my notes.
Onun dostça tavrının sadece notlarımı ödünç almak için bir **taktik** olduğunu biliyordum.
Sometimes a simple distraction is all it takes as a ploy to win the game.
Bazen basit bir dikkat dağıtma hareketi, oyunu kazanmak için gereken tek **taktik**tir.
Her silence was a clever ploy to make us curious about her plans.
Onun sessizliği, planlarını merak etmemiz için zekice bir **hile**ydi.