plagued” in Turkish

sıkıntı çekenmusallat olunan

Definition

Bir kişi ya da şey uzun süreli sorunlar, endişeler ya da zararlı durumlarla karşı karşıya kalıyorsa 'sıkıntı çeken' veya 'musallat olunan' olarak ifade edilir.

Usage Notes (Turkish)

En sık 'plagued by/with' şeklinde geçer; sürekli, uzun süreli sorunlar için kullanılır. Kısa süreli sıkıntılar için kullanılmaz.

Examples

She's been plagued by headaches for weeks now.

O, haftalardır baş ağrılarıyla **sıkıntı çekiyor**.

The city was plagued by frequent power outages.

Şehir sık sık yaşanan elektrik kesintileriyle **sıkıntı çekiyordu**.

The crops were plagued by insects this year.

Bu yıl mahsuller, böceklerle **sıkıntı çekti**.

He's always plagued by the feeling he forgot something.

Sürekli bir şey unuttuğu hissiyle **sıkıntı çekiyor**.

He was plagued with doubts about his decision.

O, kararıyla ilgili şüphelerle **musallat olmuştu**.

The project was plagued with unexpected problems from the start.

Proje başından itibaren beklenmedik problemlerle **musallat oldu**.