“pinning” in Turkish
Definition
'Pinning', bir şeyi iğneyle veya başka bir şekilde sabitlemek, yerinden kıpırdamamasını sağlamak anlamına gelir. Hem gerçek hem de mecazi olarak kullanılabilir.
Usage Notes (Turkish)
'Pinning' genellikle gerçek iğneyle tutturmak (panoya kağıt asmak gibi), güreşte rakibi yere sabitlemek ya da internette bir içeriği sabitlemekte kullanılır. Günlük konuşmada ve devam eden fiil kalıplarında görülür.
Examples
She is pinning the notice to the board.
O, duyuruyu panoya **iğneyle tutturuyor**.
I am pinning my scarf with a brooch.
Atkımı broşla **iğneyle tutturuyorum**.
The wrestler is pinning his opponent to the mat.
Güreşçi rakibini mindere **sabitledi**.
Are you pinning recipes to your online board again?
Yine tarifleri çevrimiçi panona mı **sabitledin**?
He kept pinning the blame on me, even though it wasn’t my fault.
Hep suçu bana **yüklüyordu**, halbuki benim hatam değildi.
After pinning down the details, we can send out the invitations.
Detayları **netleştirdikten** sonra davetiyeleri gönderebiliriz.