“personality” in Turkish
Definition
Bir kişinin düşünme, hissetme ve davranış biçimiyle onu başkalarından ayıran özellikleridir. Bazen de güçlü ve dikkat çekici bir varlığı ifade eder.
Usage Notes (Turkish)
Genellikle 'dost canlısı kişilik', 'güçlü kişilik' gibi sıfatlarla kullanılır. 'Kişilik' davranış ve tarzı, 'karakter' ise daha çok ahlaki yönü ifade eder. Medya figürleri için de (ör. 'televizyon kişiliği') kullanılır.
Examples
You can tell a lot about someone’s personality by how they treat waiters.
Birinin garsonlara nasıl davrandığından onun **kişiliği** hakkında çok şey anlayabilirsin.
He’s not shy at all—he has the kind of personality that fills a room.
O hiç utangaç değildir—odada dikkat çeken bir **kişiliği** vardır.
She has a warm and friendly personality.
Onun **kişiliği** samimi ve arkadaş canlısıdır.
A child's personality can change as they grow.
Bir çocuğun **kişiliği** büyüdükçe değişebilir.
His job is a good match for his personality.
İşi, onun **kişiliği** ile iyi uyum sağlıyor.
I like her ideas, but her personality can be a bit overwhelming.
Fikirlerini beğeniyorum ama **kişiliği** bazen fazla baskın olabiliyor.