pedestal” in Turkish

kaide

Definition

Kaide, genellikle bir heykelin veya bir objenin üzerinde durduğu taban ya da destek kısmıdır; ayrıca birini aşırı yüceltmek anlamında da kullanılır.

Usage Notes (Turkish)

Sanat eserlerinde veya anıtlarda 'kaide üzerinde' ifadesi yaygındır. 'Birini kaideye koymak' deyimi, birini kusurlarını görmeden aşırı derecede yüceltmek anlamına gelir. Somut anlamı resmidir, mecaz anlamı konuşmada yaygınca kullanılır.

Examples

The statue stands on a tall pedestal.

Heykel yüksek bir **kaide** üzerinde duruyor.

Please put the vase on the pedestal by the window.

Lütfen vazoyu pencere yanındaki **kaide**ye koyun.

She put her grandmother on a pedestal and thought she was perfect.

Büyükannesini **kaide**ye koydu ve onun kusursuz olduğunu düşündü.

The pedestal was made of marble.

**Kaide** mermerden yapılmıştı.

We shouldn't put celebrities on a pedestal—they're human too.

Ünlüleri **kaide** üzerine koymamalıyız—onlar da insan.

The old fountain was missing its pedestal, so it lay flat on the ground.

Eski çeşmenin **kaidesi** eksikti, bu yüzden yere yatmıştı.