“patience” in Turkish
Definition
Zor ya da uzun süren durumlarda sinirlenmeden sakin kalabilme yeteneği; bazı şeylerin zaman alacağını kabul edebilme durumu.
Usage Notes (Turkish)
Genellikle sayılamaz: 'sabırlı olmak', 'sabır göstermek' şeklinde kullanılır; 'sabır' isim, 'patient' sıfattır.
Examples
Thanks for your patience—I know this is taking longer than expected.
**Sabrınız** için teşekkürler—bunun beklenenden uzun sürdüğünü biliyorum.
Good teachers need patience.
İyi öğretmenlerin **sabır**a ihtiyacı vardır.
I don't have enough patience to wait that long.
O kadar bekleyecek kadar **sabrım** yok.
Her patience helped the child learn.
Onun **sabrı** çocuğun öğrenmesine yardımcı oldu.
He finally lost his patience when the app crashed again.
Uygulama tekrar çökünce sonunda **sabrını** kaybetti.
Teaching my dad how to use his new phone takes a lot of patience.
Babamı yeni telefonunu kullanmayı öğretmek çok **sabır** gerektiriyor.