parry” in Turkish

savmakkarşı koymak

Definition

Bir saldırıyı savuşturmak veya engellemek; zor bir sorudan ustalıkla kaçınmak.

Usage Notes (Turkish)

Daha çok eskrim gibi sporlarda ve edebi metinlerde kullanılır. 'Savmak' zor sorulara ustalıkla cevap vermemek anlamına da gelir. Günlük nesnelerden kaçınmak için farklı kelimeler tercih edilir.

Examples

The swordsman parried his opponent's attack.

Kılıç ustası rakibinin saldırısını **savdu**.

She tried to parry the basketball with her hands.

Ellerini kullanarak basketbol topunu **savmaya** çalıştı.

He quickly parried the punch to his face.

Yüze gelen yumruğu hızla **savdu**.

The politician skillfully parried every tough question from reporters.

Politikacı, muhabirlerin tüm zorlu sorularını ustalıkla **savdı**.

You can't always parry criticism with jokes.

Eleştiriyi her zaman esprilerle **savamazsın**.

With a swift movement, she parried the incoming blow and counterattacked.

Hızlı bir hareketle gelen saldırıyı **savdı** ve karşı saldırıya geçti.