“paradox” in Turkish
Definition
Paradoks, ilk bakışta imkansız veya çelişkili görünen ama aslında doğru veya mantıklı olabilen bir durum ya da ifadedir.
Usage Notes (Turkish)
Genellikle akademik, felsefi veya entelektüel ortamlarda kullanılır. 'paradoxical situation', 'present a paradox' gibi ifadelerle sıkça geçer. 'irony' ile karıştırılmamalıdır; paradoks, mantıksal bir çelişki içerir.
Examples
The story has a famous paradox.
Hikayede ünlü bir **paradoks** var.
He explained the paradox of technology making life easier and harder at the same time.
O, teknolojinin hayatı hem kolaylaştırıp hem de zorlaştırdığı **paradoks**unu açıkladı.
It's a strange paradox—sometimes you have to give up control to gain control.
İlginç bir **paradoks** — bazen kontrol kazanmak için kontrolü bırakmak gerekir.
‘Less is more’ is a common paradox.
'Less is more' yaygın bir **paradoks**tur.
It is a paradox that saving more money sometimes makes people less happy.
Daha fazla para biriktirmenin bazen insanları daha az mutlu etmesi bir **paradoks**tur.
Life is full of little paradoxes that make you think.
Hayat sizi düşündüren küçük **paradoks**larla dolu.