owes” in Turkish

borçlu olmakminnettar olmak

Definition

Birine para veya bir şey vermekle yükümlü olmak. Ayrıca bir şeyin birisi sayesinde gerçekleştiğini belirtmek için de kullanılır.

Usage Notes (Turkish)

Genellikle para veya özür gibi şeyler için 'owe money', 'owe an apology' şeklinde kullanılır. 'owe ... to' ifadesi bir başarının nedeni gösterilirken kullanılır. 'own' ile karıştırmayın.

Examples

She owes her teacher an apology.

O, öğretmenine bir özür **borçlu**.

I think Jake still owes you for lunch.

Sanırım Jake hala sana öğle yemeğinin parasını **borçlu**.

After that comment, he owes her an explanation.

O yorumdan sonra ona bir açıklama **borçlu**.

He owes me twenty dollars.

O bana yirmi dolar **borçlu**.

Our success owes a lot to your help.

Başarımız çok şeyi senin yardımına **borçlu**.

This whole project owes everything to good timing.

Bu projenin tamamı her şeyi iyi zamana **borçlu**.