overhearing” in Turkish

kazara duymakistemeden duymak

Definition

Birinin konuşmasını onun haberi olmadan veya istemeden duymaktır. Genelde tesadüfen olur.

Usage Notes (Turkish)

Genellikle gayriresmî ortamlarda kullanılır; kasıtlı dinlemekten farklıdır. Sıklıkla gizli ya da özel konuşmalar için kullanılır.

Examples

She was overhearing her friends talking in the next room.

Yan odada arkadaşlarının konuşmasını **kazara duyuyordu**.

I caught myself overhearing their conversation at lunch.

Kendimi onların öğle yemeğinde yaptığı sohbeti **kazara duyarak** buldum.

He apologized for overhearing our private discussion.

Özel tartışmamızı **kazara duyduğu** için özür diledi.

I wasn't trying to be rude—I just ended up overhearing what you said.

Kaba olmak istemedim—sadece söylediklerini **kazara duydum**.

Overhearing a funny story on the bus always makes my day better.

Otobüste komik bir hikayeyi **kazara duymak**, her zaman günümü güzelleştiriyor.

After overhearing their plans, I understand why they've been so secretive.

Planlarını **kazara duyduktan** sonra, neden bu kadar gizli davrandıklarını anladım.