outsiders” in Turkish

dışarıdan gelenleryabancılar (gruba ait olmayan)

Definition

Bir gruba, topluluğa veya kuruma dahil olmayan; dışarıdan gelen veya ortama yabancı olan kişiler.

Usage Notes (Turkish)

Genelde bir grubun parçası olmayan kişiler için kullanılır; bazen dışlanmışlık hissi verebilir. 'stranger' ya da 'foreigner' anlamından farklıdır.

Examples

Many villagers don’t trust outsiders.

Birçok köylü **dışarıdan gelenlere** güvenmez.

Outsiders are not allowed to enter this private club.

Bu özel kulübe **dışarıdan gelenler** alınmaz.

The school is open to everyone, not just outsiders.

Okul herkese açıktır, sadece **dışarıdan gelenler** için değil.

It can be hard for outsiders to understand local traditions.

**Dışarıdan gelenlerin** yerel gelenekleri anlaması zor olabilir.

We always welcome outsiders who want to join our group.

Grubumuza katılmak isteyen **dışarıdan gelenleri** her zaman memnuniyetle karşılıyoruz.

Sometimes outsiders have fresh ideas that can help everyone.

Bazen **dışarıdan gelenler**, herkese fayda sağlayacak yeni fikirlerle gelirler.