onboard” in Turkish

işe alıştırmakaraçta (gemi, uçak vb.)

Definition

Birini (özellikle yeni çalışanı) bir şirkete veya gruba alıp uyum sağlamasına yardımcı olmak. Ayrıca; bir araç, gemi veya uçakta gerçekleşen şeyleri belirtmek için de kullanılır.

Usage Notes (Turkish)

"onboard" şirketlerde çoğunlukla yeni çalışanların adapte edilmesine dair kullanılır: 'onboard new staff' = 'yeni çalışanı işe alıştırmak'. Araçlarla ilgiliyse daha çok teknik veya resmi bir terimdir.

Examples

We need to onboard three new employees this week.

Bu hafta üç yeni çalışanı **işe alıştırmamız** gerekiyor.

The plane offers free onboard Wi-Fi.

Uçakta ücretsiz **araçta** Wi-Fi sunuluyor.

It takes one week to onboard new team members.

Yeni ekip üyelerini **işe alıştırmak** bir hafta sürer.

We're working on a better system to onboard hires quickly.

Yeni işe alınanları hızlıca **işe alıştırmak** için daha iyi bir sistem üzerinde çalışıyoruz.

All meals are included onboard the cruise ship.

Cruise gemisinde tüm yemekler **araçta** dahildir.

It can be tough to onboard remote employees without face-to-face meetings.

Yüz yüze toplantı olmadan uzaktan çalışanları **işe alıştırmak** zor olabilir.