omen” in Turkish

alametişaret

Definition

Gelecekte iyi ya da kötü bir şey olacağına inanılan işaret veya olay.

Usage Notes (Turkish)

Çoğunlukla edebiyatta, halk inançlarında veya batıl inançlarda kullanılır. 'good omen' (iyi alamet) ve 'bad omen' (kötü alamet) ile birlikte sıkça geçer. Günlük tahminler için kullanılmaz.

Examples

Some people believe that a black cat is an omen of bad luck.

Bazı insanlar siyah bir kedinin kötü bir **alamet** olduğuna inanır.

The rainbow was seen as a good omen by the villagers.

Köylüler gökkuşağını iyi bir **alamet** olarak gördü.

A sudden storm was considered an omen before the big race.

Büyük yarıştan önceki ani fırtına bir **alamet** olarak kabul edildi.

He took the strange dream as an omen and changed his travel plans.

O tuhaf rüyayı bir **alamet** olarak alıp seyahat planlarını değiştirdi.

Some say seeing a shooting star is a lucky omen.

Kimileri kayan yıldız görmenin şanslı bir **alamet** olduğunu söyler.

That broken mirror really felt like a bad omen to her.

O kırık ayna ona gerçekten kötü bir **alamet** gibi geldi.