“officer” in Turkish
Definition
Orduda, poliste ya da bir kurumda yetki sahibi olan, üst düzey bir pozisyondaki kişi. Hem askerî hem sivil kurumlarda kullanılır.
Usage Notes (Turkish)
'polis subayı', 'askeri subay', 'güvenlik görevlisi' gibi ifadenin başında belirtebilirsiniz. Tek başına 'officer' genellikle polis subayını anlatır. 'official' ile karıştırmayın.
Examples
The officer helped the children cross the street.
**Subay** çocukların karşıdan karşıya geçmesine yardım etti.
My brother is an army officer.
Kardeşim ordu **subayı**.
The officer asked to see my ID.
**Görevli** kimliğimi görmek istedi.
The security officer will check your bag at the entrance.
Girişte **güvenlik görevlisi** çantanızı kontrol edecek.
You should listen when a police officer gives instructions.
Bir polis **memuru** talimat verirse dinlemelisin.
The meeting included several senior officers from the company.
Toplantıya şirketin birçok üst düzey **yetkilisi** katıldı.