obsession” in Turkish

takıntı

Definition

Birine veya bir şeye karşı çok yoğun ve bazen sağlıksız ilgi ya da sürekli düşünme hali.

Usage Notes (Turkish)

Genellikle 'have an obsession with' veya 'develop an obsession' ifadeleriyle kullanılır. Hem zararsız hem de sağlıksız bağlılıkları ifade edebilir. Genellikle 'passion' kadar olumlu değildir.

Examples

I wish I could turn off this obsession with getting everything perfect.

Keşke her şeyi mükemmel yapma **takıntımı** kapatabilsem.

His obsession with cleanliness is obvious.

Onun temizlik **takıntısı** çok belli.

She has an obsession with cats.

O, kedilere karşı bir **takıntıya** sahip.

For her, fitness is more than a hobby; it’s almost an obsession.

Onun için spor bir hobiden fazlası; neredeyse bir **takıntı**.

Video games became his new obsession.

Video oyunları onun yeni **takıntısı** oldu.

His obsession with social media affects his sleep every night.

Sosyal medyaya olan **takıntısı**, her gece uykusunu etkiliyor.