“neutralize” in Turkish
Definition
Bir şeyi zararsız veya etkisiz hale getirmek. Ayrıca kimyada bir maddeyi asidik ya da bazik olmayan duruma getirmek anlamına gelir.
Usage Notes (Turkish)
Bilim, güvenlik veya siyaset gibi resmi alanlarda kullanılır, günlük konuşmada yaygın değildir. 'Kaldırmak'tan ziyade, etkisini karşı etkilerle yok etmek anlamı taşır.
Examples
We need to neutralize this acid before it can be safely handled.
Bu asidi güvenle işleyebilmek için **nötralize etmemiz** gerekiyor.
The doctor gave him an antidote to neutralize the poison.
Doktor, zehri **nötralize etmek** için ona panzehir verdi.
They used special equipment to neutralize the dangerous gas.
Tehlikeli gazı **nötralize etmek** için özel ekipman kullandılar.
The government hopes new laws will neutralize the growing influence of crime groups.
Hükümet, yeni yasalarla suç gruplarının artan etkisini **nötralize etmeyi** umuyor.
Extra sugar can help neutralize the sour taste in this sauce.
Fazladan şeker, bu sostaki ekşi tadı **nötralize etmeye** yardımcı olabilir.
To neutralize any rumors, the company quickly released an official statement.
Şirket, söylentileri **nötralize etmek** için hızlıca resmi açıklama yaptı.