nerves” in Turkish

sinirheyecan (stres, gerginlik)

Definition

Beyinle vücut arasındaki iletişimi sağlayan liflerdir. Günlük hayatta ise önemli ya da stresli bir şey öncesindeki heyecan veya gerginlik anlamına da gelir.

Usage Notes (Turkish)

Genellikle çoğul olarak kullanılır. 'get on someone's nerves' deyimi, birini rahatsız etmek anlamına gelir; tıbbi kullanımda ise sinir anlamındadır.

Examples

The doctor checked the nerves in my hand.

Doktor, elimdeki **sinirleri** kontrol etti.

I always get nerves before a test.

Sınavdan önce her zaman **heyecan**lanırım.

She was full of nerves before her speech.

Konuşmasından önce tamamen **heyecanlı**ydı.

I was a bundle of nerves waiting for the interview to start.

Mülakatın başlamasını beklerken tam bir **sinir yumağı**ydım.

A cup of tea helps calm my nerves.

Bir fincan çay **sinirlerimi** yatıştırıyor.

That high-pitched noise really gets on my nerves.

O tiz ses gerçekten **sinirlerimi** bozuyor.