napkins” in Turkish

peçete

Definition

Yemek sırasında elleri ve ağzı silmek veya kıyafeti korumak için kullanılan kumaş ya da kağıt parçası.

Usage Notes (Turkish)

'Peçete' kelimesi hem kâğıt hem de kumaş peçeteler için kullanılır. Restoranlarda genellikle kâğıt, özel davetlerde kumaş tercih edilir. 'Kokteyl peçetesi' küçük boy olur. 'Peçete üstü hesap' deyimi kaba bir tahmini anlatır.

Examples

Could you pass me some napkins, please?

Bana birkaç **peçete** uzatabilir misin lütfen?

She folded the napkins into decorative shapes for the dinner party.

O, akşam yemeği partisi için **peçeteleri** dekoratif şekillere katladı.

The restaurant puts cloth napkins on every table.

Restoran her masaya kumaş **peçete** koyuyor.

He jotted the idea down on a cocktail napkin — that sketch eventually became a billion-dollar company.

Fikrini bir kokteyl **peçetesine** not aldı—o çizim milyarlık bir şirkete dönüştü.

We ran out of napkins halfway through the barbecue, and things got messy fast.

Barbekü sırasında **peçeteler** yarıda bitti ve her şey hemen dağıldı.

She tucked the napkin into her collar like a bib before digging into the lobster.

Istakoz yemeden önce, **peçeteyi** bebek önlüğü gibi yakasına iliştirdi.