naive” in Turkish

saftoydeneyimsiz

Definition

Kişinin insanlara kolayca güvenmesi veya deneyim ve sağduyudan yoksun şekilde bir şeylere inanması durumu. Gerçek dünyayı hesaba katmayan aşırı basit fikirleri ya da davranışları da anlatır.

Usage Notes (Turkish)

Çoğunlukla, özellikle yetişkinler için hafif olumsuz. 'Innocent'tan daha olumsuz ve vurgulu. 'naive about politics', 'naive assumption' gibi kalıplar yaygındır. Bilimde basit model anlamında da kullanılır.

Examples

He was too naive to see that they were lying to him.

O, onların ona yalan söylediğini göremeyecek kadar **saf**tı.

The article takes a naive view of how politics really works.

Makale, siyasetin gerçekte nasıl işlediğine dair **naif** bir bakış sunuyor.

Her naive question made the class laugh.

Onun **safça** sorusu sınıfı güldürdü.

It is naive to think money solves every problem.

Paranın her sorunu çözeceğini düşünmek **safça** bir düşüncedir.

I was pretty naive when I started my first job.

İlk işime başladığımda oldukça **toydum**.

That sounds nice, but it’s a bit naive to expect everyone to agree.

Kulağa hoş geliyor ama herkesin hemfikir olmasını beklemek biraz **safça** olur.