“mute” in Turkish
Definition
Bir şeyi sessiz yapmak veya duyulmaz hale getirmek, özellikle elektronik cihazlarda. Sıfat olarak, konuşamayan bir kişiyi de tanımlayabilir.
Usage Notes (Turkish)
'Mute' fiil ('to mute the TV') ve sıfat ('a mute person') olarak kullanılır. Elektronikte genelde geçici olarak sesi kapatmak anlamındadır. Birine 'mute' demek artık kaba kabul edilir; 'konuşamayan' gibi ifadeler tercih edilir.
Examples
Please mute your microphone during the meeting.
Toplantı sırasında lütfen mikrofonunuzu **sessize alın**.
He pressed the mute button on the remote.
Kumandadaki **sessize alma** tuşuna bastı.
Some animals are born mute and cannot make sounds.
Bazı hayvanlar doğuştan **dilsiz** olur ve ses çıkaramaz.
Can you mute yourself so there's no background noise?
Arka ses olmasın diye kendini **sessize alır mısın**?
I accidentally left the phone on mute and missed your call.
Yanlışlıkla telefonu **sessize** almışım, aramanı kaçırmışım.
The character in the movie was born mute but learned to communicate with sign language.
Filmdeki karakter doğuştan **dilsizdi** ama işaret diliyle iletişim kurmayı öğrendi.