mounting” in Turkish

artan (increasing)montaj (çerçeve, destek)

Definition

Artan veya çoğalan bir şey; ayrıca bir resmi ya da nesneyi sabitlemek veya sergilemek için kullanılan çerçeve veya destek.

Usage Notes (Turkish)

‘mounting pressure’, ‘mounting evidence’ gibi ifadelerde ‘artan’ anlamına gelir. İsim olarak çerçeve/destek için teknik veya sanatsal bağlamda kullanılır. ‘Tırmanmak’ anlamında kullanılmaz.

Examples

There is mounting evidence of climate change.

İklim değişikliğiyle ilgili **artan** kanıtlar var.

With mounting bills, she started looking for a second job.

**Artan** faturalar nedeniyle ikinci bir iş aramaya başladı.

The photographer carefully chose the mounting for each prize photo.

Fotoğrafçı, her ödüllü fotoğraf için **montajı** özenle seçti.

Amid mounting concerns, the company released a public statement.

**Artan** endişeler arasında şirket bir basın açıklaması yaptı.

The mounting pressure made it hard to concentrate.

**Artan** baskılar konsantre olmayı zorlaştırdı.

He bought a new mounting for his painting.

Tablosu için yeni bir **montaj** aldı.