minding” in Turkish

ilgilenmekgöz kulak olmakönemsemek

Definition

Birini ya da bir şeyi gözetmek, önem vermek ya da dikkat etmek anlamına gelir.

Usage Notes (Turkish)

‘minding your own business’ başkasının işine karışmamak demektir. ‘minding the shop/store’ geçici olarak dükkan bakmak anlamında kullanılır. ‘minding the children’ çocuklara bakmak. ‘Not minding’ sıkıntı olmamak: 'I don't mind waiting.'

Examples

She was minding the children while their parents were out.

O, çocukların anne babası dışarıdayken, onlara **bakıyordu**.

I was just minding my own business when it happened.

Ben sadece kendi işime **bakıyordum**, o sırada bu oldu.

Would you mind minding the shop for ten minutes?

On dakika dükkana **göz kulak olur** musun?

He was standing on the corner, minding his own business, when a stranger approached him.

O köşede kendi işine **bakıyordu** ki bir yabancı ona yaklaştı.

I don't mind minding the dog for a weekend — she's no trouble at all.

Bir hafta sonu için köpeğe **bakmak** bana sıkıntı olmaz — hiç sorun çıkarmıyor.

While the boss is away, who's minding the store and making sure things don't fall apart?

Patron yokken, dükkana kim **göz kulak oluyor** ve işlerin yolunda gitmesini sağlıyor?