“menace” in Turkish
Definition
'Menace', tehlike oluşturan veya zarar verebilecek şey ya da kişiyi ifade eder. Zaman zaman rahatsız edici veya baş belası olan kişiler için de kullanılır.
Usage Notes (Turkish)
Ciddi tehditler için ya da şakalaşırken yaramaz çocuklar için kullanılabilir. 'pose a menace', 'public menace' gibi ifadelerle sıkça karşılaşılır.
Examples
The fire was a serious menace to the village.
Yangın köy için ciddi bir **tehdit** oluşturuyordu.
Noise pollution is a growing menace in big cities.
Gürültü kirliliği büyük şehirlerde giderek artan bir **tehdit** haline geliyor.
That dog looks like a real menace.
O köpek gerçekten tam bir **tehdit** gibi görünüyor.
He's such a little menace—always getting into trouble at school.
O tam bir küçük **bela**—okulda sürekli başı belaya giriyor.
Cyberbullying is becoming a real menace for teenagers these days.
Siber zorbalık günümüzde gençler için gerçek bir **tehdit** halini alıyor.
"Watch out for that ice on the steps—it's a real menace in the winter!"
Merdivenlerdeki buza dikkat et—kışın tam bir **tehdit**!