“meltdown” in Turkish
Definition
Meltdown, birinin duygusal olarak kendini kaybettiği veya bir şeyin tamamen başarısız olduğu durumdur. Nükleer kazalar için de teknik olarak kullanılabilir.
Usage Notes (Turkish)
Gündelik konuşmada genellikle 'have a meltdown' ifadesiyle ani duygusal patlamalar anlatılır. Teknik olarak nükleer kazalarda da kullanılır, ancak günlük yaşamda duygusal anlamı daha yaygındır.
Examples
Social media went into a meltdown after the news broke.
Haber yayıldıktan sonra sosyal medya tam bir **çöküş** yaşadı.
My little brother had a meltdown at the supermarket.
Küçük erkek kardeşim süpermarkette **çöküş** yaşadı.
The company suffered a financial meltdown last year.
Geçen yıl şirket ciddi bir finansal **çöküş** yaşadı.
There was a nuclear meltdown at the plant.
Tesisiste nükleer bir **nükleer erime** yaşandı.
After a long day, I was so tired I almost had a meltdown.
Uzun bir günün sonunda o kadar yorgundum ki neredeyse **çöküş** yaşayacaktım.
Her sudden meltdown surprised everyone at the meeting.
Toplantıda onun aniden yaşadığı **duygusal kriz** herkesi şaşırttı.