maroon” in Turkish

bordo (renk)ıssız yere bırakmak (fiil)

Definition

Maroon, koyu kırmızımsı kahverengi bir rengi ifade eder ya da birini kaçamayacağı bir yerde bırakmak anlamında kullanılır.

Usage Notes (Turkish)

Renk anlamıyla genellikle moda, sanat ve dekorasyonda geçer. Fiil olarak ise çoğunlukla hikaye ve romanlarda, özellikle de denizcilik ve macera anlatımlarında kullanılır. Günlük dilde 'yolda kalmak' ('stranded') daha yaygındır.

Examples

The movie is about pirates who maroon someone on an island.

Filmde korsanlar birini adaya **bırakıyor**.

I got totally marooned at the airport when my flight was canceled.

Uçağım iptal olunca havaalanında tamamen **mahzur kaldım**.

Those shoes look great in maroon with your jeans.

Bu ayakkabılar, kot pantolonunla **bordo** renginde harika görünüyor.

They didn’t mean to maroon us here, but now we’re stuck until morning.

Bizi burada **bırakmak** istememişlerdi ama şimdi sabaha kadar buradayız.

She wore a beautiful maroon dress to the party.

Partiye güzel bir **bordo** elbise giydi.

The old sofa is a dark maroon color.

Eski koltuk koyu **bordo** renkte.