manic” in Turkish

manikçılgınca

Definition

Aşırı yüksek enerjiye, heyecana veya kontrolsüz davranışa sahip olmak; ayrıca psikolojik bir rahatsızlık dönemini tarif edebilir.

Usage Notes (Turkish)

Gündelik hayatta abartılı veya çılgınca davranışlar için kullanılır, ör: 'manic energy', 'manic laughter'. Psikolojide ise bipolar bozukluk dönemine özgüdür. 'mania' veya 'maniac' ile karıştırmayın.

Examples

He had a manic look in his eyes.

Gözlerinde **manik** bir bakış vardı.

The room was filled with manic energy during the party.

Parti sırasında oda **manik** bir enerjiyle doluydu.

She became almost manic when talking about her favorite band.

Sevdiği müzik grubu hakkında konuşurken neredeyse **manik** hale geldi.

His schedule was so packed, he moved at a manic pace all week.

Programı o kadar yoğundu ki bütün hafta **manik** bir tempoda hareket etti.

The comedian's manic laughter made everyone in the audience giggle.

Komedyenin **manik** kahkahası herkesi güldürdü.

During his manic phase, he barely slept but accomplished a lot.

**Manik** döneminde neredeyse hiç uyumadı ama çok iş başardı.