luckiest” in Turkish

en şanslı

Definition

'Lucky' kelimesinin en üstün hâli, bir grup veya durumda en çok şansı olan kişi anlamına gelir.

Usage Notes (Turkish)

'Luckiest' en az üç ya da daha fazla kişi/şey karşılaştırılırken ve genellikle 'the' ile kullanılır. Samimi ve olumlu anlam taşır; 'fortunate' daha resmidir.

Examples

She is the luckiest person I know.

Tanıdıklarım arasında **en şanslı** kişi o.

Who is the luckiest in your family?

Ailende **en şanslı** kim?

He felt like the luckiest boy in the world.

Dünyanın **en şanslı** çocuğu gibi hissetti.

We missed the accident by seconds—sometimes I think we’re the luckiest people alive.

Kazayı saniyelerle atlattık—bazen **en şanslı** insanlar biziz diye düşünüyorum.

You won the prize again? You must be the luckiest guy in town!

Yine ödül kazandın mı? Kasabanın **en şanslı** kişisi olmalısın!

Finding that old photo was pure chance—sometimes you’re just the luckiest.

O eski fotoğrafı bulmak tamamen tesadüftü—bazen gerçekten **en şanslı** sensin.