“loud” in Turkish
Definition
Çok fazla ses çıkaran veya kolayca duyulan bir şeyi; ayrıca çok parlak veya göz alıcı kıyafet ya da renkleri tanımlar.
Usage Notes (Turkish)
Genellikle ses için kullanılır: 'a loud noise', 'music is too loud', 'a loud voice'. Renk veya kıyafet içinse çok parlak ve dikkat çekici demektir. 'aloud' ile karıştırmayın.
Examples
The TV is too loud.
Televizyon çok **yüksek sesli**.
The children were very loud in class.
Çocuklar sınıfta çok **yüksek sesliydi**.
She wore a loud yellow jacket.
O parlak sarı bir ceket giymişti.
Can you turn the music down? It's getting loud.
Müziğin sesini kısabilir misin? Çok **yüksek sesli** olmaya başladı.
He doesn't mean to sound rude—he's just naturally loud.
Kabaca görünmek istemiyor—doğası gereği **yüksek sesli**.
That shirt is a bit too loud for a job interview.
Bu gömlek iş görüşmesi için biraz fazla **parlak**.