lobby” in Turkish

lobibaskı grubu (siyasi anlamda)

Definition

Lobi, bir bina girişindeki açık bekleme alanıdır; genellikle otel veya ofislerde bulunur. Ayrıca, siyasi kararları etkilemeye çalışan grup veya bu amaçla yapılan faaliyet anlamında da kullanılır.

Usage Notes (Turkish)

Günlük kullanımda otel veya ofis lobisi anlamı yaygındır. Politikada ise çıkar grubu veya lobi faaliyetini ifade eder. 'Lobi' ile 'koridor'u karıştırmayın; 'koridor' sadece geçiş alanıdır.

Examples

We waited in the lobby before the meeting.

Toplantıdan önce **lobide** bekledik.

The hotel lobby is very large.

Otelin **lobisi** çok büyük.

Let's meet in the lobby and grab a coffee before the conference starts.

Konferans başlamadan önce **lobide** buluşup kahve içelim.

I left my bag in the lobby, so I'll be right back.

Çantamı **lobide** bıraktım, hemen döneceğim.

A business lobby opposed the new law.

Bir iş **lobi**si yeni yasaya karşı çıktı.

Several groups are lobbying the government to change the policy.

Birkaç grup, hükümeti politikayı değiştirmesi için **lobi** yapıyor.