“limping” in Turkish
Definition
Bacakta ya da ayakta ağrı veya sakatlık nedeniyle düzgün yürüyememek, dengesiz şekilde yürümek.
Usage Notes (Turkish)
Genellikle insanlar veya hayvanlar için kullanılır; sakatlanma sonrası belirgin dengesiz yürüyüşü anlatır. Yorgunluk için kullanılmaz. Gündelik dilde mecaz anlamda da kullanılır ('the project is limping along').
Examples
Why are you limping?
Neden **topallıyorsun**?
After the game, he came off the field limping.
Maç bittikten sonra sahadan **topallayarak** çıktı.
She’s been limping ever since she hurt her knee last week.
Geçen hafta dizini incittiğinden beri sürekli **topallıyor**.
The old car was limping along the road, barely running.
Eski araba yolda **zar zor ilerliyordu**, neredeyse çalışmıyordu.
He was limping after twisting his ankle.
Ayak bileğini burktuktan sonra **topallıyordu**.
The dog started limping after stepping on a sharp rock.
Köpek keskin bir taşa bastıktan sonra **topallamaya** başladı.