“letting” in Turkish
Definition
Birinin bir şey yapmasına izin vermek veya bir şeyin olmasına engel olmamak. Bazen bir şeyi veya duyguyu bırakmak anlamında da kullanılır.
Usage Notes (Turkish)
'Let' kelimesinden sonra nesne ve fiilin yalın hali gelir: 'letting him go' doğrudur, 'letting him to go' yanlıştır. Sık kullanılan kalıplar: 'let someone know', 'let someone in', 'let it happen'. 'Letting go' ise fiziksel veya duygusal olarak bırakmak anlamına da gelir.
Examples
We're letting things happen too fast.
Olayların çok hızlı **olmasına izin veriyoruz**.
My parents are letting me stay up late tonight.
Ailem bu gece geç yatmama **izin veriyor**.
She is letting the dog into the house.
O, köpeğin eve **girmesine izin veriyor**.
We are letting the kids play outside.
Çocukların dışarıda oynamasına **izin veriyoruz**.
Thanks for letting me know about the change.
Değişikliği **bildirdiğin** için teşekkürler.
He's having a hard time letting go of the past.
Geçmişi **bırakmakta** zorlanıyor.