lemons” in Turkish

limon

Definition

Limon; genellikle yemeklerde, içeceklerde ve pastacılıkta kullanılan, sarı ve ekşi bir meyvedir. Argo olarak ise, 'limon' kusurlu veya arızalı ürün (özellikle araç) anlamında da kullanılır.

Usage Notes (Turkish)

Çoğunlukla isimdir; ‘lemons’, ‘lemon’ın çoğuludur. ‘A lemon’ argo olarak arızalı, kullanılmaya uygun olmayan bir ürün için (özellikle araba) kullanılır. Sıkça duyulan ‘when life gives you lemons’ deyimi yaşamda olumsuzlukları avantaja çevirmeyi anlatır. Limonu ‘lime’la karıştırmayın; lime yeşildir ve daha az ekşidir.

Examples

I bought some lemons at the market.

Pazardan birkaç **limon** aldım.

Lemons are sour and yellow.

**Limonlar** ekşi ve sarıdır.

We need two lemons for this recipe.

Bu tarif için iki **limon**a ihtiyacımız var.

These lemons are perfect for making lemonade.

Bu **limonlar** limonata yapmak için mükemmel.

I bought a used car, but it turned out to be one of those lemons.

İkinci el bir araba aldım ama tam bir **limon** çıktı.

When life gives you lemons, make lemonade!

Hayat sana **limon** verirse, limonata yap!