“legitimate” in Turkish
Definition
Bir şey meşru ise, yasalara uygundur, adil ve mantıklıdır. Aynı zamanda gerçek veya kabul edilebilir bir durumu da anlatır.
Usage Notes (Turkish)
Genellikle resmi veya nötr ifadelerde kullanılır; 'meşru iş', 'meşru endişe' gibi ifadelerde geçer. Bağlama göre 'yasal', 'haklı' veya 'gerçek' anlamına gelebilir.
Examples
The website looks legitimate to me.
Bu web sitesi bana **meşru** görünüyor.
This is a legitimate business with a real office.
Bu, gerçek ofisi olan **meşru** bir iş.
She has a legitimate reason to be upset.
Onun üzülmek için **haklı** bir nedeni var.
At first I thought it was a scam, but it turned out to be legitimate.
Başta bir dolandırıcılık sandım ama aslında **meşru** çıktı.
That's a legitimate concern, and we should talk about it.
Bu **haklı** bir endişe, bunu konuşmalıyız.
He makes money from his art now, so it's a legitimate career.
Artık sanatından para kazanıyor, bu yüzden bu **meşru** bir kariyer.