lacking” in Turkish

eksikyetersiz

Definition

Bir şeyin yeterince olmaması ya da belirli bir özelliğin eksikliği durumunu ifade eder.

Usage Notes (Turkish)

'lacking in' bir özellik için ('lacking in confidence'), 'lacking something' belli bir şeyin eksikliği için kullanılır. Tek başına ('found lacking') beklentiyi karşılamadığını belirtir. 'missing'den biraz daha resmîdir.

Examples

The report was lacking in detail.

Rapor **detay** açısından **eksikti**.

He is lacking confidence for the interview.

O, mülakat için özgüvende **yetersiz**.

The project is lacking funding.

Proje **fon** açısından **eksik**.

When put to the test, his skills were found lacking compared to more experienced candidates.

Test edildiğinde, becerilerinin deneyimli adaylara göre **eksik** olduğu görüldü.

The team isn't lacking talent — what they're lacking is leadership.

Takımda **yetenek eksik değil** — eksik olan şey liderlik.

The food tasted fine but was lacking that special something that makes a meal memorable.

Yemek güzel tattı ama onu unutulmaz yapan özel bir şey **eksikti**.