“junket” in Turkish
Definition
Junket, genellikle bir şirket ya da devlet tarafından ödenen, iş, tanıtım veya eğlence amacıyla yapılan seyahat veya etkinliktir. Ayrıca şirket veya kamu kaynaklarıyla yapılan lüks parti anlamına da gelir.
Usage Notes (Turkish)
Kelime çoğunlukla eleştirel veya olumsuz bir anlam taşır ve gereksiz/masraflı geziler için kullanılır. 'Press junket' ve 'political junket' ifadeleri gazetecilikte yaygın, gündelik dilde nadiren kullanılır.
Examples
He went on a company junket to Hawaii.
Şirkete ait bir **bedava gezi**yle Hawaii'ye gitti.
Many politicians have been criticized for attending expensive junkets.
Pek çok siyasetçi pahalı **bedava geziler**e katıldığı için eleştirildi.
The movie stars attended a press junket in London.
Film yıldızları Londra'daki bir **press junket**e katıldı.
Some reporters get to travel on all sorts of junkets for free.
Bazı muhabirler her türlü **bedava gezi**ye ücretsiz katılabiliyor.
That trip was supposed to be business, but it felt more like a junket.
O gezi iş için sanılıyordu ama sanki gerçek bir **bedava gezi** gibiydi.
After the conference, we ended up at a fancy dinner—a real junket.
Konferanstan sonra lüks bir akşam yemeğine gittik—tam anlamıyla bir **bedava gezi** oldu.