“juggling” in Turkish
Definition
Jonglörlük, birkaç nesneyi havada tutmak için sürekli atıp tutmak anlamına gelir. Ayrıca birden fazla işi ya da sorumluluğu aynı anda yönetmek için de kullanılır.
Usage Notes (Turkish)
Hem gerçek anlamda gösteri için kullanılır, hem de mecaz anlamda birden fazla işi aynı anda yürütmek anlamına. 'juggling work and family', 'good at juggling' gibi ifadelerle sıkça karşılaşılır.
Examples
I tried juggling, but I dropped the balls.
**Jonglörlük** yapmayı denedim ama topları düşürdüm.
He is good at juggling three balls at once.
Aynı anda üç topla **jonglörlük** yapmada çok iyidir.
She is juggling her job and school every day.
O her gün işini ve okulunu aynı anda **jonglörlük** yaparak yürütüyor.
Juggling so many deadlines can be exhausting.
Bu kadar çok son teslim tarihini **jonglörlük** yaparak yetiştirmek çok yorucu olabilir.
I feel like I'm juggling a hundred things at once.
Kendimi aynı anda yüzlerce işi **jonglörlük** yapıyor gibi hissediyorum.
After months of juggling, she finally found balance in her life.
Aylarca **jonglörlük** yaptıktan sonra, sonunda hayatında denge buldu.