jitters” in Turkish

heyecanendişe

Definition

Özellikle önemli bir olaydan hemen önce hissedilen, heyecan veya endişe duygusu.

Usage Notes (Turkish)

Daha çok 'get the jitters' veya 'have the jitters' gibi kalıplarda, büyük bir olay veya sahne sırasında yaşanan stres ya da tedirginliği anlatır; fiziksel titreme ile karıştırılmamalı.

Examples

I’ve got the jitters about starting my new job tomorrow.

Yarın yeni işe başlayacağım diye biraz **endişeliyim**.

Before her speech, she had the jitters.

Konuşmasından önce **heyecan**landı.

He always gets the jitters before exams.

Sınavlardan önce her zaman **heyecan**lanır.

Coffee can give some people the jitters.

Kahve bazı kişilerde **heyecan** yapabilir.

Even experienced performers sometimes get last-minute jitters.

Deneyimli sanatçılar bile bazen son anda **heyecan**lanabilirler.

A little bit of jitters is normal before a big interview—just take a deep breath.

Büyük bir mülakat öncesinde azıcık **heyecan** normaldir—derin nefes al.