“jealous” in Turkish
Definition
Birisi istediğiniz bir şeye, ilgiye veya ilişkiye sahip olduğu için kendinizi kötü ya da güvensiz hissetmek. Genellikle romantik durumlarda kullanılır, ama başka birinin başarısı veya sahip olduklarına da karşı hissedilebilir.
Usage Notes (Turkish)
'of' veya 'about' ile kullanılır: 'jealous of her success', 'jealous about the attention he gets'. Gündelik İngilizcede romantik kıskançlık anlamında sıkça kullanılır; bazen 'envious' (kıskançlığın başka çeşidi) ile karışabilir.
Examples
She feels jealous when her friend talks to him a lot.
Arkadaşı onunla çok konuşunca **kıskanç** hissediyor.
Don't be jealous of your brother's new bike.
Kardeşinin yeni bisikletine **kıskanç** olma.
He was jealous of her good grades.
Onun iyi notlarını **kıskanıyordu**.
I'm not jealous, I just don't trust that guy.
Ben **kıskanç** değilim, sadece o adama güvenmiyorum.
To be honest, I was a little jealous when she got the promotion.
Dürüst olmak gerekirse, o terfi alınca biraz **kıskanmıştım**.
Kids can get jealous when a new baby gets all the attention.
Yeni bir bebek tüm ilgiyi alınca çocuklar **kıskanç** olabilir.