“intimidating” in Turkish
Definition
Bir kişi, durum ya da şey; güçlü, etkileyici veya tehdit edici göründüğü için korku veya endişe hissettirir.
Usage Notes (Turkish)
İnsanlar, ortamlar veya nesneler için kullanılır; ilk izlenimlerde ('göz korkutucu müdür') yaygındır. 'Korkutucu'dan daha resmî ve etkileyici bir anlam taşır, daima fiziksel korku gerektirmez.
Examples
My new teacher was very intimidating at first.
Yeni öğretmenim başta çok **göz korkutucu** geldi.
Standing in front of a large crowd can feel intimidating.
Büyük bir kalabalığın önünde durmak oldukça **göz korkutucu** olabilir.
The big dog looks intimidating, but he is really friendly.
O büyük köpek **ürkütücü** görünüyor ama aslında çok arkadaş canlısı.
She has an intimidating reputation, but she's actually easy to talk to.
Onun **göz korkutucu** bir ünü var ama aslında konuşması çok kolay biri.
Job interviews can be really intimidating, especially if you want the position badly.
İş görüşmeleri gerçekten **göz korkutucu** olabilir, özellikle bir pozisyonu çok istiyorsanız.
That gym looks kind of intimidating if you’re new, but everyone’s actually welcoming once you walk in.
O spor salonu yeniysen biraz **göz korkutucu** görünebilir ama içeri girdiğinde herkes aslında çok cana yakın.