institutionalized” in Turkish

kurumsallaşmışkuruma yerleştirilmiş (kişi için)

Definition

Bir şeyin resmi bir sistemin parçası haline gelmesi ya da birinin uzun süre bir kuruma yerleştirilip ona bağımlı hale gelmesi durumu.

Usage Notes (Turkish)

Daha çok resmi veya akademik metinlerde geçer. 'Kurumsallaşmış ırkçılık' veya uzun süre kurumda kalmış kişiler için kullanılır. Gönüllü katılımı belirtmek için kullanılmaz.

Examples

She worries her son might get institutionalized if he stays in that facility too long.

Oğlunun o tesiste çok uzun süre kalırsa **kuruma yerleştirilmiş** olmasından endişe ediyor.

He became institutionalized after spending ten years in prison.

On yıl hapiste kaldıktan sonra **kuruma yerleştirilmiş** biri haline geldi.

These rules are now institutionalized in the company.

Bu kurallar artık şirkette **kurumsallaşmış** durumda.

The charity helps people who have been institutionalized for many years.

Hayır kurumu yıllarca **kuruma yerleştirilmiş** insanlara yardım ediyor.

He's so institutionalized that he can't handle living on his own.

O kadar **kuruma yerleştirilmiş** ki kendi başına yaşayamaz.

Over time, discrimination became institutionalized in the legal system.

Zamanla ayrımcılık yasal sistemde **kurumsallaşmış** hale geldi.