“injecting” in Turkish
Definition
Genellikle bir sıvıyı (ilaç gibi) iğneyle bir yere vermektir. Ayrıca, yeni bir fikir veya enerji katmak anlamında da kullanılır.
Usage Notes (Turkish)
Çoğunlukla tıbbi ve bilimsel ortamlarda ('ilaç enjekte etmek') kullanılır. ‘Fikir enjekte etmek’ gibi mecaz olarak da geçer. ‘Enjekte’ ile ‘yerleştirmek’in farkına dikkat edin.
Examples
He keeps injecting new ideas into our meetings.
Toplantılarımıza sürekli yeni fikirler **katıyor**.
The mechanic is injecting fuel into the engine to start it.
Tamirci motoru çalıştırmak için ona yakıt **enjekte ediyor**.
By injecting some humor, she made the lesson more interesting.
Biraz mizah **katarak** dersi daha ilginç hale getirdi.
The nurse is injecting the medicine into his arm.
Hemşire ilacı onun koluna **enjekte ediyor**.
She is injecting insulin every morning.
O her sabah **insülin enjekte ediyor**.
The doctor is injecting a vaccine into the child.
Doktor çocuğa aşıyı **enjekte ediyor**.