“inject” in Turkish
Definition
Bir sıvıyı, özellikle ilacı, bir iğne veya başka bir cihaz kullanarak birine veya bir şeye vermek. Ayrıca bir duruma yeni veya farklı bir şey getirmek anlamında da kullanılır.
Usage Notes (Turkish)
'Inject' tıbbi bağlamda ve resmî olarak kullanılır ('inject medicine', 'inject insulin'). Mecaz olarak enerji, fikir katmak için de geçer ('inject enthusiasm'). 'Insert' (nesne eklemek) ile karıştırmayın. Genellikle 'into' ile kullanılır.
Examples
The nurse will inject the medicine into your arm.
Hemşire ilacı koluna **enjekte edecek**.
Doctors sometimes inject vaccines to prevent diseases.
Doktorlar bazen hastalıkları önlemek için aşıları **enjekte eder**.
You should never inject yourself without a doctor's advice.
Doktor önerisi olmadan kendine asla **enjeksiyon yapma**.
They want to inject some excitement into the project.
Projeye biraz heyecan **enjekte etmek** istiyorlar.
To save time, the chef decided to inject flavor directly into the meat.
Zaman kazanmak için şef, lezzeti doğrudan ete **enjekte etmeye** karar verdi.
If you inject too much air into the tire, it might burst.
Eğer lastiğe fazla hava **enjekte edersen**, patlayabilir.