incapacitated” in Turkish

hareketsizgüçsüzetkisizleşmiş

Definition

Hastalık, kaza ya da sakatlık nedeniyle hareket edemeyen veya normal şekilde işlev göremeyen kişi ya da şeyler için kullanılır. Geçici veya kalıcı olabilir.

Usage Notes (Turkish)

Resmi veya tıbbi ortamlarda kullanılır. Hem geçici hem de kalıcı durumlar için uygundur. Kisiler kadar sistemler veya gruplar için de kullanılabilir.

Examples

She became incapacitated due to illness.

Hastalık nedeniyle **güçsüzleşmiş** oldu.

After the accident, he was incapacitated for several weeks.

Kaza sonrası birkaç hafta boyunca **hareketsiz** kaldı.

The storm incapacitated the power grid.

Fırtına elektrik şebekesini **etkisizleştirdi**.

My father was temporarily incapacitated after surgery, but now he's fine.

Babam ameliyat sonrası geçici olarak **hareketsiz** kaldı, ama şimdi iyi.

If you're incapacitated, you might need someone to help with daily tasks.

Eğer **hareketsiz** durumdaysanız, günlük işlerde birine ihtiyacınız olabilir.

The CEO has been incapacitated, so the vice president is running things for now.

CEO **hareketsiz** kaldı, bu yüzden şimdilik işleri başkan yardımcısı yürütüyor.