immediate” in Turkish

derhalhemenyakın

Definition

Şimdi olan veya hiç gecikmeden gerçekleşen; ayrıca zamansal, mekansal veya önemde çok yakın olanı ifade edebilir.

Usage Notes (Turkish)

‘immediate response’, ‘immediate danger’, ‘immediate family' gibi ifadelerde sıkça geçer. 'instant' ile karıştırmayın; 'immediate', gecikme olmamasını veya yakınlığı vurgular.

Examples

The doctor gave him immediate help.

Doktor ona **derhal** yardım etti.

This problem needs immediate attention.

Bu sorun **hemen** ilgi gerektiriyor.

Our school is in the immediate area.

Okulumuz **yakın** bölgede yer alıyor.

I need an immediate answer—this can't wait until tomorrow.

**Derhal** bir cevap istiyorum—bu yarına kadar bekleyemez.

Her immediate family came to the wedding, but her cousins couldn't make it.

Onun **yakın** ailesi düğüne geldi, kuzenleri ise gelememişti.

There was no immediate reaction, so we thought the news hadn't sunk in yet.

**Derhal** bir tepki olmadı, bu yüzden haberin henüz anlaşılmadığını düşündük.